...

27.5.2017

25 Mayıs 2017

Bu dizi bir sosyal sorumluluk projesi ifadesini duyduğumda/okuduğumda o diziye şüpheyle yaklaşıyorum. Tecrübeyle sabit, sosyal sorumluluk projesi olarak ekrana gelen ve derde deva olan bir dizi yok çünkü!

Çocuk gelinleri merkeze alan Hayat Devam Ediyor aynı iddiayla ekrana gelmiş zincirleme şiddet ve duygu sömüründen öteye gidemediği gibi çocuk gelinlere fazlasıyla zarar vererek sürdürmüştü ekran yolculuğunu. Bir soruna dikkat çekmek, sorunu merkeze alarak ver dramı yaklaşımıyla senaryo yazmak, sosyal sorumluluk projesi olmak için yeterli değil! Meselenin kökenine inmek niçinlerini incelemek ve bir çözüm önerisi sunmak gerekiyor. Bizim diziler ise nasılda takılı kalıp hadisenin nasıl gerçekleştiğini başa sararak anlatmakla yetiniyorlar.

Bu dizi bir sosyal sorumluluk projesi iddiasını Anne dizisi için duyduk bu sezon. Dizide gazeteci Ali'yi canlandıran Can Nergis'in iddiasıydı. Japon versiyonunda küçük kız annesinden alınıp sosyal hizmetlere teslim edilir. Yıllar sonra kendisine duygusal annelik yapmaya çalışan kadınla buluşur ve dizi sona erer. Hikayeyi anlatan, yaşananlara şahit olan kişi gazeteci karakterdir. Hikayenin gerçeklik kazanmasına yardımcı olmak adına senaryonun gazetecinin romanından uyarlandığı hissi verilir.

 

Sosyal sorumsuzluk örneği diziler

Haber Merkezi Yeni Şafak

 

 


Yerli versiyon Anne de roman olayına girdi ama "dizinin romanı çıktı" açıklaması eşliğinde. Romanın adı Zeynep. "Usta gazeteci Ali Arhan'dan bir ilk roman" ifadesi yer alıyor kitabın arka kapağında. Ali Arhan dizideki gazeteci karakter. İnternetteki yorumlarda, yazarın dizide oynaması ilgimi çekti diye yazmış bir okuyucu. Yazarı dizide oynamıyor, dizideki Ali gerçek hayata göz kırpıp sanki gerçekmiş gibi yapıyor.

Japon versiyonunda yazılan romanın bir manası vardı, seyirci ne olup bittiğini o roman vasıtasıyla öğreniyordu. Yerli versiyonda ise dizi devam ediyor, yazılan romanın ise neye hizmet ettiği bilinmiyor. Gelirinin bağışlandığını biliyorum ama keşke gerçek ve sanalı birbirine karıştırmak yerine; o romanı Ali dizide yazsaydı, roman vasıtasıyla Melek'in dramına şahitlik edilseydi, kaçma kovalamaca, öldü süsü vermenin ötesine geçilip, gerçekten korunmaya kurtarılmaya ihtiyacı olan çocuklar için yasal yollardan ne yapılabilir konularına kafa yorulmasına vesile olsaydı!

Bir başkasının çocuğunu öldü süsü vererek kaçırmakla başlamıştı Zeynep'in hatalar zinciri, diğer karakterlerin katılımıyla da devam etti. Zeynep, Melek sayesinde kendi travmasıyla yüzleşti, kimse seni terk edemeyecek sen onları terk edeceksin dedi kaçırdı Melek'i. Ömür boyu felçli kalma ya da ölüm riski olan ameliyata girmeden önce, ben yurt dışına gidiyorum diyerek sözüm ona Melek'i kendince korumaya çalıştı. Terk edilmek bir çocuk için en büyük travmaydı Zeynep'e göre, ama ilk köşeye sıkıştığı noktada yalana sığındı ve terk ettiğini söyledi Melek'e. Ölürse öldüğünü Melek bilmesin diye! Gerçek ne kadar acı olursa olsun, karşımızdaki çocuk dahi olsa ölüm gerçeğiyle daha kolay baş edebilir. Ölmedi Zeynep, başarılı bir ameliyat geçirdi, iyileşme sürecine girdi ama yetiştiren anne Cahide, Zeynep'i korumak için Melek'in öldüğünü söyleyip mezar dahi yaptırdı.

Şule ve Cengiz'in Melek'e verdiği zararı terazinin bir kefesine, Zeynep ve Cahide'nin verdiği zararı diğer kefesine koysak terazi dengede durur. Yaşadığı onca travmaya, şiddete, eziyete rağmen Melek'in akıllı, sevecen, duyarlı yazılmaya devam etmesi, çocuklara hiç bir şey olmaz yaşadıkları her türlü travmayı hasarsız atlatırlar düşüncesini beslediği için zararı büyük!

Zeynep, Melek'in yaşadığını öğrendi kaçma kovalamaca sarmalında tekrar bir araya geldiler, Hasan bebekle birlikte. Dokuz aylık bir bebeği sekiz yaşındaki çocuk oyuncunun kucağında her gördüğümde yüreğim ağzıma geliyor, düşürecek bebek zarar görecek diye. Kim çocuğunu o şartlarda set ekibine teslim eder şaşırmamak elde değil!

Gazetede yer alan habere göre iki farklı senarist ekibi kurulmuş Anne için. Dört/beş kişiden oluşan iki farklı ekip yazıyor senaryoyu, dönüşümlü olarak. Şule ve Cengiz tarafında hikaye çeşitleniyor, unutulmaz diyaloglara imza atılıyor. Zeynep tarafında ise çocuk kaçırma, öldü süsü verme ve bolca yalandan öteye geçilemiyor.

Bu dizinin sosyal sorumluluk projesi olabilmesi için Melek nezdinde aynı şartlara sahip tüm çocuklar için kurtuluş reçetesi önermesi gerekiyor. Ali Arhan'ın gerçek hayatta yayınlanan romanı keşke dizi aleminde yayınlansa, Melek'in yaşadıklarını, Zeynep'in onu neden kaçırmak zorunda kaldığını kamuoyu öğrense, Zeynep aklansa da resmi yollardan çocuklar refaha erse!

Bir şekilde suça bulaşmış gençlerin cezalarını çekerken eğitimlerine devam etmeleri üzerine kurulu Umuda Kelepçe Vurulmaz ve yetimhanede yaşayan kızları anlatan Kırgın Çiçekler'in sosyal sorumluluk projesi olamamalarının da en büyük sebebi budur. Senaryonun şiddet sarmalına teslim edilip resmi yollara başvurulmaması, hukuktan uzak çözümler üretilmesi .    


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz